1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Kalemin Tanıklığından Bir Kitaba

Kalemin Tanıklığından Bir Kitaba

Kalemin Tanıklığından Bir Kitaba
Kalemin Tanıklığından Bir Kitaba
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazeteci ve Yazar Şevket Gölük’ün “Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” isimli yeni kitabı yayınlandı

Bazı kitaplar yalnızca okunmak için yazılmaz. Bazı kitaplar, yaşanılan döneme tanıklık etmek, unutulmaması gerekenleri kayıt altına almak ve insanın zihninde yeni sorular uyandırmak için kaleme alınır. Gazeteci ve Yazar Şevket Gölük’ün yeni eseri “Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” de böylesi bir tanıklığın ürünü olarak okuyucuyla buluşuyor.

Gazetecilik, yalnızca haber vermek değildir.

Gazetecilik aynı zamanda yaşadığı dönemi anlamaya çalışmak, gördüklerini sorgulamak, toplumun sesini duyurmak ve zamanın hafızasını oluşturmaktır. Bir gazetecinin kaleminden çıkan yazılar, üzerinden yıllar geçtikten sonra yalnızca birer köşe yazısı olmaktan çıkar; dönemin sosyal, ekonomik ve siyasal atmosferini anlamaya yarayan birer belge niteliğine dönüşür.

Şevket Gölük’ün “Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” adlı yeni kitabı da bu anlayışın izlerini taşıyor.

Gülnar Yayınları tarafından yayımlanan eser, yakın geçmiş yıllarda Türkiye’nin yaşadığı çarpıcı gündemleri, toplumsal gelişmeleri ve vatandaşın gündelik hayatına yansıyan meseleleri gazetecinin gözünden ele alan makalelerden oluşuyor.

Kitabın değerini yalnızca konu başlıklarında değil, bu başlıkların arkasındaki insan hikâyelerinde aramak gerekiyor.

Çünkü ekonomi, yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Enflasyon, yalnızca istatistik tablolarındaki bir oran değildir. İşsizlik, yalnızca bir veri değildir. Eğitim, yalnızca okul ve sınavlardan oluşmaz. Sağlık, yalnızca hastanelerden ve randevu sistemlerinden ibaret değildir. Tarım ise yalnızca tarladan sofraya uzanan bir üretim zinciri değildir. Bütün bu başlıkların merkezinde insan vardır. İşte Gölük’ün kitabı, bu insan merkezli bakış açısından hareket ediyor.

Gazeteciliğin hafızaya dönüşen yüzü

Yakın geçmişe baktığımızda Türkiye’nin çok hızlı değişen gündemlere sahne olduğunu görüyoruz. Bir gün ekonomiyi, başka bir gün eğitimi, ardından sağlık sistemini, tarımı, çalışma hayatını, emeklileri, esnafı veya mesleki eğitimi konuşuyoruz.

Gündemler ve manşetler değişiyor. Ancak toplumun yaşadığı sorunlar bir süre daha insanların hayatında kalmaya devam ediyor.

Tam da bu noktada gazeteciliğin hafıza oluşturma işlevi önem kazanıyor.

Gölük’ün kitabındaki yazılar, yalnızca yazıldıkları günün tartışmalarını yeniden gündeme getirmiyor; aynı zamanda okuyucuya şu soruyu da sorduruyor:

“O gün ne yaşadık ve bugün geldiğimiz noktada geriye baktığımızda ne görüyoruz?”

Bu soru, kitabın en önemli damarlarından birini oluşturuyor.

Çünkü iyi gazetecilik, yalnızca bugünü anlatmaz. Bugünü anlatırken yarının hafızasını da oluşturur.

“Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” adındaki vurgu da dikkat çekici.

“Düşüncelerim” kişisel bakışı; “kalemimden dökülenler” ise bu düşüncelerin yazıya, habere, yoruma ve gazetecilik pratiğine dönüşmesini anlatıyor.

Bu açıdan eser, bir gazetecinin yalnızca ne gördüğünü değil, gördükleri karşısında ne düşündüğünü de ortaya koyuyor.

Bazen bir pazarcının tezgâhında, bazen bir emeklinin bütçesinde, bazen bir öğrencinin geleceğe ilişkin kaygısında, bazen üreticinin tarlasında, bazen esnafın dükkânında toplumun gerçek gündemini görmek mümkündür. Gazeteci, bu sesleri duyduğu zaman kalemiyle onları kamuoyuna taşır.

Gazetecilik, yaşadığı çağa tanıklık etmektir.

Yazarlık ise bu tanıklığı kalıcı bir esere dönüştürmektir.

Şevket Gölük’ün “Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” kitabı, bu iki alanın kesiştiği noktada okuyucunun karşısına çıkıyor.

Türkiye’nin yakın geçmişinde yaşanan çarpıcı gündemlerden toplumsal meselelere, ekonomiden eğitime, sağlıktan tarıma, çalışma hayatından mesleki eğitime kadar uzanan geniş bir yelpazede kaleme alınan yazılar, okuyucuya yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmıyor; bugünü yeniden düşünmek için de bir zemin hazırlıyor.

Çünkü bazı kitaplar kapatıldığında bitmez.

Aksine asıl yolculuk o zaman başlar. Sayfalar kapanır ama sorular zihinde kalır. Cümleler sona erer ama düşünceler devam eder. Ve kalem, sustuğunda bile yazmaya devam eder.

“Düşüncelerim ve Kalemimden Dökülenler” tam da bu nedenle yalnızca bir kitap adı değil; gazetecilikten edebiyata, tanıklıktan hafızaya uzanan bir düşünce yolculuğunun ifadesidir.

Şevket Gölük’ün yeni kitabı, okurunu yakın geçmişe bakmaya, bugünü sorgulamaya ve yarını düşünmeye davet ediyor.

Çünkü unutulan gündemler vardır; fakat yazıya geçirilen haberler ve düşünceler, toplumun hafızasında yaşamaya devam eder.

Kalemin Tanıklığından Bir Kitaba
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir